Dikkat edilmesi gerekenler...

İç hastalıkları (dahiliye) kapsamındaki rahatsızlıkların çok büyük bir kısmı sinsi ilerler ve organ hasarı oluşana kadar belirgin bir şikayete yol açmayabilir. Bu nedenle bu hastalıklara tıp literatüründe "sessiz katiller" de denir. Erken dönemde risk faktörlerini bilmek, vücudun uyarı sinyallerini doğru okumak ve yaşam tarzında yapılacak ufak ama kararlı değişiklikler ileride geri dönüşümsüz hasarların oluşmasını engeller. Aşağıda, en sık karşılaşılan dahili sağlık sorunlarını ve bunlarla ilgili temel bilgileri bulabilirsiniz.

Kardiyovasküler ve Metabolik Rahatsızlıklar

  • Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): Kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal değerlerin (120/80 mmHg) üzerinde olmasıdır. Genellikle hiçbir belirti vermez; ancak enseden yukarı doğru yayılan baş ağrısı, kulak çınlaması ve burun kanaması gibi sinyallerle kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, damar içi yüksek basınç nedeniyle kalbin sol karıncığını büyüterek kalp yetmezliğine, böbrek süzme ünitelerinin (nefronlar) iflasına ve beyin kanamalarına yol açabilir.

  • Diyabet (Tip 2 Şeker Hastalığı): Hücrelerin, pankreastan salgılanan insülin hormonuna karşı direnç göstermesi (insülin direnci) sonucu kandaki glukozun (şeker) hücre içine giremeyerek kanda birikmesidir. Çok su içme, sık idrara çıkma, yaraların geç iyileşmesi ve ani kilo kayıpları en tipik belirtileridir. Şeker, damar yapısını doğrudan bozan korozif (aşındırıcı) bir maddedir. Bu nedenle kontrolsüz şeker; göz arkasındaki damarları tıkayarak körlüğe (retinopati), bacak damarlarını tıkayarak diyabetik ayağa ve kılcal damar hasarıyla diyaliz gerektiren böbrek yetmezliğine neden olur.

  • Kolesterol ve Lipid Bozuklukları (Dislipidemi): Kandaki total kolesterol, LDL ("kötü" kolesterol) ve trigliserid seviyelerinin yüksek olması, HDL ("iyi" kolesterol) seviyesinin ise düşük olmasıdır. Yüksek LDL, damar çeperlerine yapışarak aterom plakları (damar sertliği) oluşturur. Bu plaklar zamanla çatlayıp damarı tamamen tıkadığında kalp krizine (miyokard enfarktüsü) veya beyne pıhtı atması sonucu felce (inme) yol açar.

Organ Sistemleri ve Hormonal Bozukluklar

  • Tiroid Hastalıkları (Hipotiroidi / Hipertiroidi): Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), metabolizmayı yavaşlatarak halsizlik, kilo alma, kabızlık ve soğuğa tahammülsüzlük gibi belirtilere yol açabilir. Çok çalışması (hipertiroidi) ise metabolizmayı aşırı hızlandırarak çarpıntı, titreme, kilo kaybı ve sinirliliğe yol açar. Tiroid hormonları tüm hücrelerin oksijen tüketim hızını belirlediği için, bu dengesizlikler tedavi edilmediğinde kalpte kalıcı ritim bozukluklarına (atriyal fibrilasyon) zemin hazırlar.

  • Kronik Böbrek Hastalığı: Genellikle hipertansiyon ve diyabetin iyi yönetilememesi sonucu gelişen sekonder (ikincil) bir durumdur. Böbreklerin kanı filtre etme yeteneği azaldığında vücutta üre gibi toksik maddeler birikir. Erken evrelerde sadece idrarda protein kaçağı (mikroalbüminüri) ile saptanabilirken, ilerleyen dönemde bacaklarda ödem, yüksek tansiyon krizleri ve şiddetli kansızlık (böbreğin eritropoetin hormonu üretememesine bağlı) ortaya çıkar.

  • Karaciğer Yağlanması (Hepatosteatoz): Yanlış beslenme, obezite ve hareketsizlik sonucu karaciğer hücrelerinde trigliserid birikimidir. İlk aşamalarda masum görünse de, bu yağlanma zamanla karaciğerde kronik bir iltihaba (NASH) dönüşebilir. Bu durum tedavi edilip yaşam tarzı değiştirilmezse, süreç geri dönüşümsüz karaciğer dokusu kaybına yol açan siroza ve hatta karaciğer kanserine kadar ilerleyebilir.

Kritik İlaç Uyarısı: Kulaktan dolma bilgilerle komşunun tansiyon veya şeker ilacını kullanmak ölümcül ritim bozukluklarına ya da komaya (hipoglisemi) neden olabilir. Ayrıca kronik hastalığı olan kişilerin, dahiliye uzmanına danışmadan yoğun ağrı kesici (NSAİİ) kullanması, böbrek yetmezliğini aniden tetikleyebilir veya mide kanamalarına yol açabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Eğer kronik bir dahili hastalığınız varsa veya risk grubundaysanız, aşağıdaki durumlarda zaman kaybetmeden bir dahiliye uzmanına veya acil servise başvurmalısınız:

  • Dinlenmekle geçmeyen, göğüste sıkışma, baskı veya sol kola/çeneye yayılan ağrı (Kalp krizi şüphesi)

  • Ani gelişen konuşma bozukluğu, yüzde simetri kaybı, kol veya bacakta güç kaybı (İnme/Felç şüphesi)

  • Evde yapılan ölçümlerde tansiyonun ani şekilde 180/120 mmHg ve üzerine çıkması (Hipertansif kriz)

  • Şeker hastalarında ani gelişen bilinç bulanıklığı, soğuk terleme, titreme (Aşırı şeker düşmesi - Hipoglisemi) veya nefeste meyve kokusuyla birlikte derin soluk alıp verme (Diyabetik ketoasidoz koması)

  • İdrar miktarında ani azalma, vücutta yaygın ödem ve nefes darlığı

Önemli Not: Sağlığınızı korumanın en etkili yolu, hastalıklar organlarınıza zarar vermeden önce harekete geçmektir. Yılda en az bir kez yaptıracağınız rutin tam kan sayımı, böbrek-karaciğer fonksiyon testleri, HbA1c (3 aylık şeker) ve lipid paneli kontrolleri hayati önem taşır. Şüphe duyduğunuz her durumda kliniğimizle iletişime geçmekten lütfen çekinmeyin.